Varis, toplardamarların genişlemesi ve normal işlevlerinin bozulması sonucu gelişen, zaman içerisinde ilerleyebilen bir toplardamar hastalığıdır. Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık önemli olmakla birlikte; gebelik, obezite, uzun süre ayakta kalmayı gerektiren meslekler ve geçirilmiş toplardamar hastalıkları gibi birçok risk faktörü bulunmaktadır.
Girişimsel radyoloji, varisin Doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesinden ameliyatsız tedavi yöntemlerine kadar tanı ve tedavi sürecinde önemli bir yere sahiptir. Bu yazıda hastalığın nedenleri, belirtileri, tanısı ve günümüzde kullanılan tedavi yöntemleri ana hatlarıyla ele alınacaktır.
Varis Nedir?

Varis, toplardamarların genişlemesi ve kıvrımlı hale gelmesiyle ortaya çıkan bir toplardamar hastalığıdır. En sık bacaklardaki yüzeyel toplardamarlarda görülür. Toplardamarlarda bulunan kapakların işlevinin bozulması, kanın kalbe doğru taşınması yerine geriye doğru kaçmasına (venöz reflü) neden olabilir. Zaman içerisinde toplardamarlardaki basıncın artması damarların genişlemesine ve kıvrımlı hale gelmesine yol açabilir.
Varis Neden Olur?
Bacak varisi gelişiminde genetik yatkınlık önemli bir rol oynar. Gebelik, obezite, uzun süre ayakta kalmayı gerektiren meslekler ve geçirilmiş toplardamar tıkanıklıkları gibi çeşitli faktörler varis gelişme riskini artırabilir. Bacak toplardamarlarındaki kapak sisteminin işlevinin bozulması sonucunda kanın ayaklara doğru geri kaçması, yani venöz reflü, toplardamarlardaki basıncın artmasına ve zamanla toplardamarların genişlemesi neden olabilir.
Mesleki nedenlerle uzun süre ayakta kalmak da hastalığın gelişimini kolaylaştırabilir. Cerrahlar, hemşireler, garsonlar, kuaförler ve satış elemanları gibi uzun süre ayakta çalışan kişilerde varis daha sık görülebilir. Birden fazla risk faktörünün birlikte bulunması hastalığın gelişme olasılığını ve buna bağlı yakınmaları artırabilir.
Varis Belirtileri Nelerdir?
Varis belirtileri erken dönemde sadece kozmetik sorun olabilir. Hastalık ilerleyici olduğundan zaman içinde ağrı, şişlik, karıncalanma, kramp, renk değişiklikleri (pigmentasyon) ve ileri evrelerde pıhtılaşma ile venöz ülserler olarak adlandırılan iyileşmesi güç yaralar gelişebilir.
Varis Nasıl Teşhis Edilir?
Varis muayene ile kolaylıkla teşhis edilir. Fakat bu tedavi planlanması için yeterli değildir. Varise neden olan toplardamardaki reflünün ortaya konması ve tedavi planlaması yönünden Doppler ultrasonografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Varis Nasıl Tedavi Edilir?
Girişimsel radyoloji, varisin tanısından tedavisine kadar önemli bir rol oynar. Varis tedavisi hastanın yakınmaları, Doppler ultrasonografi bulguları, hastalığın yaygınlığı ve venöz reflünün kaynağı değerlendirilerek planlanır. Günümüzde yüzeyel toplardamar yetmezliğinin tedavisinde damar içerisinden uygulanan endovenöz termal ablasyon yöntemleri yaygın olarak kullanılmaktadır.
Termal ablasyon, lazer veya radyofrekans enerjisi kullanılarak reflüye neden olan yüzeyel toplardamarın kapatılması esasına dayanır. Uygun hastalarda sık kullanılan temel tedavi yöntemlerinden biridir. Termal ablasyonun uygun olmadığı durumlarda termal olmayan tedavi yöntemleri de uygulanabilir.

Termal olmayan tedaviler arasında yapıştırma (siyanoakrilat), köpük skleroterapisi ve mekanokimyasal ablasyon bulunmaktadır. Bu yöntemlerin önemli avantajlarından biri, termal ablasyonda kullanılan tümesan anesteziye ihtiyaç duyulmamasıdır. Hangi yöntemin uygulanacağı hastanın damar yapısına, Doppler ultrasonografi bulgularına ve klinik özelliklerine göre belirlenir.
Tümesan anestezi, termal ablasyon sırasında uygulanan bir tekniktir. Tedavi edilecek yüzeyel toplardamarın çevresine serum ve lokal anestezik içeren sıvı verilerek damar çevresindeki dokular ısıdan korunur ve işlem sırasında ağrı azaltılır. Tümesan anestezi ultrasonografi eşliğinde damar boyunca uygulanır.
Kılcal varislerin tedavisinde kullanılan güncel yöntemlerden biri mikroskleroterapidir. Çok ince iğneler kullanılarak uygulanan bu yöntemde genişlemiş kılcal damarların kapatılması amaçlanır.
Varis ilaçları, hastalığa bağlı ağrı, ağırlık ve şişlik gibi bazı yakınmaların azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak ilaçlar venöz reflüyü ortadan kaldıran bir tedavi değildir. Endovenöz tedavi beklenirken veya girişimsel tedavinin uygulanamadığı bazı hastalarda kullanılabilir.
Varis çorabı, ağrı ve şişlik gibi yakınmaların azaltılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca uygun hastalarda tedavi sonrasında belirli bir süre kullanılabilir. Çorabının basıncı ve kullanım süresi hastanın klinik durumuna göre belirlenmelidir.
Varis için Hangi Doktora Gidilir?
Varis için hangi doktora gidileceği, uygulanacak tedavi yöntemine göre değişebilir. Hastalığın tanısında ve tedavi planlamasında Doppler ultrasonografi önemli bir yere sahiptir. Günümüzde tedavide, ameliyatın yanı sıra damar içerisinden uygulanan ameliyatsız, yani endovenöz tedavi yöntemleri de kullanılmaktadır.
Girişimsel radyoloji, Doppler ultrasonografi ile venöz reflünün değerlendirilmesi ve ultrasonografi eşliğinde uygulanan endovenöz tedaviler konusunda uzmanlaşmış alanlardan biridir. Lazer ve radyofrekans ile termal ablasyon, köpük skleroterapisi ve bazı termal olmayan yöntemler girişimsel radyoloji tarafından uygulanabilir.
Cerrahi tedavi ise kalp ve damar cerrahisi tarafından uygulanır. Hastaya uygun tedavi yöntemi, muayene ve Doppler ultrasonografi bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Varis Hakkında Ayrıntılı Bilgiler
Belirtiler, tedavi seçenekleri ve farklı tedavi yöntemleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için aşağıdaki yazıları inceleyebilirsiniz.
- Bacak Varisi
- Varisin Belirtileri Nelerdir?
- Varis Tedavisi
- Varisin Termal, Lazer, Radyofrekans ile Tedavisi
- Varisin Termal Olmayan Tedavi Yöntemleri
- Varislerin Köpük Tedavisi
♥ Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ile ilgili detaylı bilgi almak ya da Kadıköy ve Pendik girişimsel radyoloji merkezlerimizden randevu talebinde bulunmak için 0533 336 48 30 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
WhatsApp Butonuna Tıkla ve Randevu Al.
