Kılcal Varis Tedavisinde Mikroskleroterapi

Kılcal varis tedavisinde mikroskleroterapi sık kullanılan tedavi yöntemlerinden biridir. Kılcal varisler toplumda oldukça sık görülmekte ve özellikle kadınlarda önemli bir kozmetik sorun oluşturabilmektedir.

Bu yazıda girişimsel radyoloji bölümümüzde uyguladığımız mikroskleroterapi yönteminin nasıl yapıldığı, tedavi sonrası dönem ve olası yan etkileri anlatılacaktır.

Kılcal Varis Nedir?

Kılcal varis tedavisinde mikroskleroterapi
Kılcal varis sık görülen bir hastalıktır.

Telenjiektaziler, cilt içerisinde görülen yaklaşık 1 mm veya daha küçük çaplı genişlemiş damarlardır. Bacaklarda retiküler venlerle birlikte bulunabilir ve bazı hastalarda altta yatan venöz yetmezliğe eşlik edebilir.

Kılcal varislerin nedenleri, belirtileri ve genel tedavi seçenekleri hakkında ayrıntılı bilgi için Kılcal Varislerin Tedavisi Nasıl Yapılır? sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Mikroskleroterapi Nedir?

Mikroskleroterapi, kılcal varislerin tedavisinde çok ince iğneler kullanılarak seyreltilmiş sklerozan ilaçların damarların içine enjekte edilmesi yöntemidir. Kliniğimizde 34G iğneler kullanılırken, polidokanol düşük konsantrasyonlara seyreltilerek uygulanmaktadır. Sklerozan ilaç konsantrasyonunun azaltılması pigmentasyon gibi yan etkilerin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Kılcal Varis Tedavisinde Mikroskleroterapi Nasıl Uygulanır?

Her iki bacak steril solüsyonlar ile temizlendikten ve steril koşullar sağlandıktan sonra büyüteçli aydınlatmalar eşliğinde uygulanır. Her bir kılcal varise ince iğneler ile girilerek çok küçük ilaç dozlarında enjeksiyonlar yapılır. Kural olarak hem bacakların ön kısmı hem de arka kısmı aynı seansta tedavi edilir.

İşlem genel olarak ağrısızdır. Bununla birlikte sedoanaljezi gereğinde yapılabilir.

Kılcal varislerin tedavisinde eşlik eden retiküler venlerin ve altta yatan venöz yetmezliğin değerlendirilmesi önemlidir. Anlamlı venöz yetmezlik saptanması durumunda, kılcal varislerden önce altta yatan venöz problemin tedavi edilmesi gerekebilir.

Mikroskleroterapi sonrası ülser riski son derece düşük olup %1′ in altındadır. Kılavuzlara göre kullanılan doz aralığı nedeniyle işlem sonrası pigmentasyon riski de oldukça düşüktür.

Kliniğimizde tedavi genellikle birden fazla seans halinde uygulanmaktadır. Yaygın kılcal varislerde gerekli seans sayısı, damarların yaygınlığına ve tedaviye alınan yanıta göre değişmektedir.

Her bir seans arası 5-7 gün olarak planlanır. İşlem sonunda iyileşmenin hızlanması ve yakınmaların azalması amacıyla 4-5 gün varis çorabı giydirilir. Varis çorabı orta basınçlı ve kasığa kadar olmalıdır.

Kılcal Varis Tedavisi Sonrası Ne Yapılmalıdır?

Tedavisinin hemen sonrasında varis çorabı giydirilir ve hasta 15 dk yürütülür. Bu yürüme sonrasında 45 dakika hastanın ayakları yukarıda olacak şekilde dinlendirilerek takip edilir ve sonrasında hasta taburcu edilir. En az 3-4 saat hastanın 15 dakika sürelerle yürümesi istenir.

Tedaviye dirençli veya tekrarlayan kılcal varislerde altta yatan venöz yetmezlik araştırılmalıdır. Doppler ultrasonografi ile eşlik eden yüzeyel veya perforan ven yetmezliği değerlendirilebilir.

Tedavi sonrası hastanın 2 hafta boyunca bronzlaşmak amacıyla güneşe çıkmaması istenir. Günlük yaşamda bronzlaşma dışında bir kısıtlama bulunmamaktadır. İşlem sonrası erken dönemde bronzlaşma pigmentasyonu artırma riski taşımaktadır. Tedaviden sonra her banyoda bacaklar soğuk su ile yıkanmalı, ayaklar katlanarak oturulmamalıdır. Genel varisten korunma yöntemleri de uzun dönemde uygulanmalıdır. 

♥ Ameliyatsız varis tedavisi hakkında bilgi almak ya da Kadıköy ve Pendik girişimsel radyoloji merkezlerimizden randevu talepleriniz için 0533 336 48 30’u arayınız.