Varisin termal tedavisi, yani termal ablasyon, reflü saptanan yüzeyel toplardamarın damar içerisinden uygulanan ısı enerjisiyle kapatılması yöntemidir. Günümüzde yüzeyel venöz yetmezliğin tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yazıda, girişimsel radyolojide uygulanan endovenöz termal ablasyon yöntemleri güncel bilimsel veriler ışığında ele alınacaktır.
Varisin Lazer ile Tedavisi, Varisin Radyofrekans ile Tedavisi
Günümüzde varis tedavisinde ameliyatsız yöntemler ön plana çıkmıştır. Venöz yetmezliğe ve varislerin gelişimine neden olan yüzeyel toplardamarlar, endovenöz termal ablasyon yöntemiyle kapatılabilir. “Endovenöz”, damar içerisinden uygulanan tedavileri tanımlayan bir terimdir. Bu yöntemde, reflü bulunan toplardamara daha aşağı bir seviyeden girilerek yetmezlik gösteren damar segmenti içeriden tedavi edilir.
Varisin termal tedavisinde, termal enerji kaynağı olarak radyofrekans ve lazer enerjileri kullanılmaktadır. Endovenöz termal ablasyon yöntemleri günümüzde varis tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Endovenöz lazer ve radyofrekans ablasyon yöntemlerinde tedavi edilen damar çıkarılmaz. Damar duvarına kontrollü ısı enerjisi uygulanarak damarın kapanması sağlanır. Kapanan damar zaman içerisinde fibrotik bir yapıya dönüşür. Lazer ve radyofrekans ablasyonun uygulama prensipleri büyük ölçüde benzer olmakla birlikte, kullanılan enerji kaynağı ve enerjinin damar duvarına aktarılma biçimi farklıdır.
Varisin Termal Ablasyonu Nasıl Yapılır?
Varisin termal tedavisi uygulanmadan önce, reflü bulunan damar segmenti Doppler ultrasonografi ile belirlenir. Ultrasonografi eşliğinde büyük veya küçük safen vene uygun bir seviyeden iğne ile girilir ve damar içerisine bir kılıf yerleştirilir. Ardından lazer fiberi veya radyofrekans kateteri damar içerisinde ilerletilerek tedavi edilecek segmentin başlangıç noktasına yerleştirilir. Kateterin konumu ultrasonografi ile kontrol edildikten sonra tümesan anestezi uygulanır ve termal ablasyon gerçekleştirilir.
İİleri derecede kıvrımlı damarlarda veya damar içerisinde kateterin ilerlemesini engelleyen darlık ve tıkanıklıkların bulunduğu durumlarda standart teknikle ilerlemek mümkün olmayabilir. Bu olgularda kılavuz tel ve kateterlerden yararlanılabilir veya reflü bulunan damar farklı seviyelerden girilerek ayrı segmentler halinde tedavi edilebilir.
Varisin Termal Ablasyonunda Tümesan Anestezi Nedir?
Varisin termal tedavisi sırasında tümesan anestezi, tedavi edilecek toplardamarın çevresine ultrasonografi eşliğinde lokal anestezik içeren sıvının verilmesi işlemidir. Bu sıvı damar çevresinde koruyucu bir tabaka oluşturur.
Tümesan anestezinin iki temel amacı vardır. Birincisi, lazer veya radyofrekans enerjisi uygulanırken damar çevresindeki dokuları ısı etkisinden korumaktır. İkincisi ise damara dışarıdan bası oluşturarak damar çapını küçültmek ve damar duvarının ablasyon kateteriyle temasını artırmaktır. Böylece termal enerjinin damar duvarına daha etkin ve kontrollü şekilde uygulanması sağlanır.
İşlem ultrasonografi eşliğinde yapılır. Tümesan sıvı, tedavi edilecek damar segmenti boyunca damar çevresine enjekte edilir. Ultrasonografi ile sıvının damarı çevrelediği ve damarın cilt, sinirler ve diğer komşu yapılardan yeterince uzaklaştırıldığı kontrol edilir.
Variste Termal Ablasyon Uygulanması
Varisin termal tedavisinde temel amaç, reflü saptanan yüzeyel toplardamarın uygun termal enerji kullanılarak kapatılmasıdır. Lazer veya radyofrekans kateterinin uygun konumda olduğu ultrasonografi ile kontrol edildikten ve tümesan anestezi tamamlandıktan sonra ablasyon işlemine başlanır.
Lazer ablasyonda enerji, damar içerisine yerleştirilen lazer fiberi aracılığıyla damar duvarına iletilir. Fiber kontrollü olarak geri çekilirken damar segmenti boyunca termal enerji uygulanır. Uygulanacak enerji miktarı; kullanılan lazerin dalga boyuna, fiber tipine, damar çapına ve tedavi edilen segmentin özelliklerine göre değişebilir.
Radyofrekans ablasyonda ise damar içerisine yerleştirilen radyofrekans kateteri aracılığıyla damar duvarına kontrollü termal enerji uygulanır. Kateter, kullanılan sisteme göre belirli damar segmentlerini sırayla tedavi edecek şekilde geri çekilir. Böylece reflü bulunan damar segmentinin kapatılması amaçlanır.

Varis Tedavisinde Radyofrekans ile Lazerin Farkları
Radyofrekans ve lazer ablasyon yöntemleri, tedavi başarısı ve tekrarlama riski açısından benzer sonuçlar göstermektedir. Bununla birlikte, işlem sonrası ağrı açısından iki yöntem arasında farklılıklar bulunabilir. Her iki yöntem de varisin endovenöz termal tedavisinde kullanılmaktadır.
RF ile varis tedavisinde işleme bağlı yan etkiler (komplikasyonlar) sık olmayıp ciltte ekimoz (% 5,8), kızarıklık (%2), kanama (% 1,4), toplardamar iltihabı (%1) görülür. Nadir olarak damar delinmesi, derin toplardamarlarda pıhtılaşma, sinir hasarı, ciltte renk değişikliği ve cilt yanıkları görülebilir.

Varis Tedavisi Sonrası Takip
Varisin termal tedavisi lazer veya radyofrekans ile tamamlandıktan sonra hasta kısa sürede mobilize edilir. Varis çorabının amacı, tedavi sonrası ağrının azaltılması ve iyileşme sürecinin desteklenmesidir. Piyasada farklı basınç değerlerine sahip çok sayıda varis çorabı bulunmaktadır. Tedavi sonrasında tercih edilen varis çorabı; ayak parmak uçları açık, kasığa kadar uzanan ve yüksek basınçlı (30–40 mmHg) çoraplardır.
Varis çorabı giydirildikten sonra hasta ayağa kaldırılarak 15 dakika yürütülür. Daha sonra yaklaşık 1 saat boyunca ayakları yukarıda tutularak dinlendirilir. İki saatlik gözlem sonrasında hasta taburcu edilir. Ertesi gün Doppler ultrasonografi ile kontrol edilerek derin toplardamarların açıklığı değerlendirilir. İkinci seans köpük tedavisi planlanmışsa, işlemin bir hafta sonra yapılması tercih edilir. Yirminci gün son kontrol yapılarak varis çorabı çıkarılır ve genel öneriler verilir. Hasta üç ay sonra tekrar kontrole çağrılır. Yirminci günden sonra günlük yaşamda varis çorabı kullanılması gerekmez. Bununla birlikte, uzun süreli seyahatlerde varis çorabı kullanılması önerilir.


Varis tedavisi sonrası büyük safen venin kapandığı ve renkli Doppler ultrasonografide akım izlenmediği görülmektedir. Derin toplardamarda ise normal kan akımı devam etmektedir.
Varisin Lazer ya da Radyofrekans ile Ablasyonunun Riskleri Nelerdir?
Endovenöz termal ablasyon sonrasında bazı istenmeyen durumlar ve komplikasyonlar ortaya çıkabilir:
- Yeterli tümesan anestezi yapılmamasına bağlı ciltte gelişebilen yanıklar
- Ablasyon sonrası gelişen damardaki pıhtının derin toplardamarlara uzanması
- Cilt altına kanama
- Enfeksiyon gelişimi
- Tedavi sonrasında gelişebilen parestezi (uyuşma ve hissizlik)
- Özellikle diz altı termal tedavilerinde nadir olarak sinir hasarına bağlı düşük ayak gelişmesi
Endovenöz termal ablasyonda komplikasyon oranları açık cerrahi yöntemlere göre genellikle daha düşüktür. Kanama ve ekimoz açık cerrahi yöntemlerde daha sık görülürken, parestezi termal ablasyon sonrasında da görülebilen komplikasyonlardan biridir.
Komplikasyon riskini azaltmak için işlem basamaklarının standart şekilde uygulanması önemlidir. Yeterli tümesan anestezi yapılmalı ve ablasyona başlamadan önce kateter veya lazer fiberinin konumu ultrasonografi ile dikkatle kontrol edilmelidir. Özellikle safenofemoral bileşkeye yakın uygulamalarda derin venöz sisteme termal veya trombotik yayılım riskini azaltacak uygun güvenlik mesafesi bırakılmalıdır.
Enfeksiyon riskini azaltmak için işlem steril koşullarda gerçekleştirilmelidir. Özellikle diz altındaki uygulamalarda safen ve sural sinir gibi komşu sinir yapılarına termal hasar vermemeye dikkat edilmelidir.
Varis Ablasyon Tedavisinin Cerrahi Tedaviye Avantajları
- Genel anestezi gerektirmeden uygulanabilmesi
- Açık cerrahiye göre işlem sonrası ağrının daha az olması
- Hastanın işlemden kısa süre sonra yürüyebilmesi
- Cerrahi kesi gerektirmemesi ve ciltte belirgin ameliyat izi bırakmaması
- Günlük yaşama dönüş süresinin daha kısa olması
Varisin termal tedavisi ile reflüye neden olan yüzeyel toplardamar kapatıldıktan sonra, gözle görülen variköz venler aynı seansta veya daha sonraki bir seansta tedavi edilebilir. Bu amaçla köpük skleroterapisi veya miniflebektomi uygulanabilir. Köpük skleroterapisinde variköz venlere ince bir iğne ile girilerek sklerozan ilaç uygulanır. Miniflebektomide ise özellikle daha büyük yüzeyel varisler küçük cilt kesilerinden çıkarılır. Orta boy varislerin ve bunları besleyen yüzeyel venlerin tedavisinde köpük skleroterapisi etkili bir yöntemdir.
Kılcal varislerin tedavisinde mikroskleroterapi ve transdermal lazer gibi yöntemler kullanılabilir. Tedavi yöntemi; damarların çapına, yerleşimine, cilt tipine ve hastanın klinik özelliklerine göre belirlenir.
Kadıköy ve Pendik girişimsel radyoloji merkezlerimizde varislerin lazer ve radyofrekans ile tedavisi, köpük skleroterapisi ve kılcal varis tedavileri uygulanmaktadır. Tedavi seçenekleri hakkında detaylı bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
[Varisin Termal Ablasyon ile Tedavisi]()
♥ Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ile ilgili detaylı bilgi almak ya da Kadıköy ve Pendik girişimsel radyoloji merkezlerimizden randevu talebinde bulunmak için 0533 336 48 30 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
WhatsApp Butonuna Tıkla ve Randevu Al.
