Kılcal Varis Tedavisinde Mikroskleroterapi

Kılcal varis tedavisinde mikroskleroterapi popüler bir tedavi yöntemi haline gelmiştir. Kılcal varis toplumda görülme sıklığı %85 oranlarında olup özellikle kadınların önemli bir kozmetik sorunudur. Kılcal varislerden nasıl kurtulurum? kadınların sıklıkla sorduğu bir sorudur.

Bu yazıda girişimsel radyoloji bölümümüzde uyguladığımız, kılcal varis tedavisinde günümüzün en etkili tedavi yöntemi haline gelen mikroskleroterapi yöntemi anlatılacaktır.

Kılcal Varis Nedir?

Kılcal varis tedavisinde mikroskleroterapi
Kılcal varis sık görülen bir hastalıktır. 

Telenjiektazi diğer adıyla kılcal varis, derinin içindeki kılcal toplardamarların genişlemesidir. Kılcal varis yüzde ve sıklıkla da bacakta görülebilir. Aynı anda bir çok bölgede görülür ise altta siroz, kollajenozis ya da konjenital vasküler malformasyonlar bulunabilir.

Telenjiektazilerin büyük çoğunluğu, besleyici retiküler ven ya da perforan venlerdeki veya variköz venlerdeki reflüye sekonder olarak ortaya çıkar.

Kılcal varisler, bacaklarda sıklıkla kronik venöz yetmezliğe yani uzun süreli toplardamar yetmezliğine bağlı gelişir. En sık görülme yaşı 47 dir. Kadınlarda çok daha sıklıkla görülür. Orta boy ve büyük boy varisler artıkça telenjiektazik varislerin de görülme sıklığı artar. Kılcal varisler ile retiküler varisler (orta boy varisler) arasında ilişki olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte kılcal varislerin gelişimi hakkında kabul görmüş net bir mekanizma halen mevcut değildir.

Kılcal varisler herhangi bir yakınmaya yol açar mı? Bu sorunun cevabı net değildir. Bazı çalışmalarda ağrı ve bulunduğu yerde hassasiyetten yakınılmasına karşın büyük serilerde, kontrol grubu ile telenjiektazi grubu arasında yakınmalar yönünden anlamlı farklılık saptanmamıştır. Kılcal varislerin kozmetik sorun dışında başka bir yakınmaya yol açtığı net değildir.

Kılcal varis nedenleri nelerdir?

Kılcal varislerin ortaya çıkmasında bir çok neden etkili olabilmektedir.

  • Yaş; en önemli risk faktörü olup yaş ile birlikte görülme sıklığı artar.
  • Genetik; ailesinde kılcal varis bulunan kişilerde de görülme sıklığı artmaktadır.
  • Hormonlar ve hamilelik; östrojen ve progesteron hormonları toplardamarların genişlemesine neden olur. Hamilelikte kılcal varislerde artış gösterilmiştir.
  • Güneş; varislerin artışına yol açar.
  • Travma; lokalize travmalar anjiyogenezisi provake eder, telenjiektaziyi artırır.
  • Uzun süre ayakta kalmak; bu etki büyük ve orta boy varisler için net bir risk faktörü olarak tanımlanmış olmasına karşın kılcal varislerde risk oluşturacağına dair yeterli bir veri bulunmamaktadır.
  • Obezite; birebir ilişkilidir.
  • Uzun süre kullanılan lokal steroid ilaçlarının da artıracağına dair yayınlar bulunmaktadır.

Mikroskleroterapi Nedir?

Kılcal varislerin tedavisinde çok ince iğneler (ultra-thin) kullanılarak, seyreltilmiş sklerozan ilaçların tüm kılcal damarlara ayrı ayrı girilerek uygulanmasıdır. İğne olarak 34G iğneler kullanılırken ilaç olarak %1 ya da %0.5 Aethoxysklerol’ ün %0.25 ya da %0.10 dozları tercih edilir. Bu dozlarda, hem etkinlik sağlanırken pigmentasyon riski ileri derecede azaltılmaktadır. Tercihen uygulamada köpük formasyonu kullanılmalıdır.

Kılcal Varis Tedavisinde Mikroskleroterapi Nasıl Uygulanır?

Her iki bacak steril solüsyonlar ile temizlendikten ve steril koşullar sağlandıktan sonra büyüteçli aydınlatmalar eşliğinde uygulanır. Her bir kılcal varise ince iğneler ile girilerek çok küçük ilaç dozlarında enjeksiyonlar yapılır. Kural olarak hem bacakların ön kısmı hem de arka kısmı aynı seansta tedavi edilir.

İşlem genel olarak ağrısızdır. Bununla birlikte sedoanaljezi gereğinde yapılabilir.

Kılcal varislerin tedavisinde besleyici retiküler venlerin de aynı seansta ya da öncesinde tedavi edilmesi en etkin sonucun elde edilmesi yönünden önemlidir. Bu bakımdan retiküler venlerin de tedavi öncesi değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mikroskleroterapi sonrası ülser riski son derece düşük olup %1′ in altındadır. Kullanılan doz aralığı nedeniyle işlem sonrası pigmentasyon riski de oldukça düşüktür.

Kliniğimizde bu seanslar genel olarak en az 3 seans olarak uygulanmakta çok yaygın kılcal varislerin varlığında 4. ve 5. seanslar da yapılabilmektedir. Çok yaygın kılcal varislerde 5 seans sonunda iyileşme %75 düzeyindedir.

Her bir seans arası 5-7 gün olarak planlanır. İşlem sonunda iyileşmenin hızlanması ve yakınmaların azalması amacıyla 4-5 gün varis çorabı giydirilir. Varis çorabı orta basınçlı ve kasığa kadar olmalıdır.

Kılcal varis tedavi edilmez ise ne olur? Kılcal varislerin daha yoğunlaşması ve küçük travmalar ile cilt altı kanamalara yol açması söz konusudur.  Kılcal varislere orta boy ve büyük boy varisler eşlik ediyor ise tedavinin ihmali bir çok risk taşımaktadır.

Kılcal Varis Tedavisi Sonrası Ne Yapılmalıdır?

Tedavisinin hemen sonrasında varis çorabı giydirilir ve hasta 15 dk yürütülür. Bu yürüme sonrasında 45 dakika hastanın ayakları yukarıda olacak şekilde dinlendirilerek takip edilir ve sonrasında hasta taburcu edilir. En az 3-4 saat hastanın 15 dakika sürelerle yürümesi istenir.

Tedaviye dirençli kılcal varislere perforan yetmezliği eşlik edebilir. Doppler ile bunun ayırt edilerek tedavi edilmesi hastalığın tekrarlamasını önler. 

Tedavi sonrası hastanın 2 hafta boyunca bronzlaşmak amacıyla güneşe çıkmaması istenir. Günlük yaşamda bronzlaşma dışında bir kısıtlama bulunmamaktadır. İşlem sonrası erken dönemde bronzlaşma pigmentasyonu artırma riski taşımaktadır. Tedaviden sonra her banyoda bacaklar soğuk su ile yıkanmalı, ayaklar katlanarak oturulmamalıdır. Genel korunma yöntemleri de uzun dönemde uygulanmalıdır. 

 

Ameliyatsız varis tedavisi hakkında bilgi almak ya da Kadıköy ve Pendik girişimsel radyoloji merkezlerimizden randevu talepleriniz için 0533 336 48 30’u arayınız.