Miyomda hangi tedavi tercih edilmelidir? Bu sorun miyomu bulunan kadınların en merak ettikleri sorudur. Bu yazıda miyomun boyutuna, sayısına, yerleşimine, hastanın tercihine, hastanın doğurganlık isteğine bağlı olarak tercih edilen tedavi yöntemleri tartışılacaktır.
Miyomlarının tedavisinde, günümüzde en sık kullanılan yöntemler histerektomi ve miyomektomidir. Miyom embolizasyonu gelişmiş ülkelerde sık uygulanırken ülkemizde olması gereken oranların altındadır.
Miyom Tedavi Yöntemleri
Miyomlar küçük boyutta ve herhangi bir yakınmaya yol açmaz iken tedavi gerekmemekte takip yeterli olmaktadır. Küçük boyutlu miyomlarda hormon tedavileri ve hormon içeren rahim içi araçlar önerilmektedir.
Yakınmalara yol açan ve büyük boyutlu miyomlarda histerektomi ve miyomektomi, kadın doğum uzmanları tarafından, embolizasyon ise girişimsel radyoloji bölümlerinde anjiyografi ünitesinde uygulanır. Bu nedenle, hangi hastada hangi tedavi yönteminin en uygun olacağı konusunda, ilgili bölümlerin birlikte karar vermelerini gerektirmektedir. Ama bu çoğunlukla mümkün olmamaktadır. Özellikle histerektomi gibi geri dönüşümsüz bir operasyon yapılmadan önce, hasta mutlaka miyom embolizasyonuyla ilgili bilgilendirilmelidir.
Miyom Tedavisine Karar Verirken Dikkate Alınması Gereken Hususlar
Miyom hastalarında hangi miyom tedavisinin tercih edileceğine karar verilmeden önce aşağıdaki faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Bu faktörler;
- Miyomların sayısı,
- Miyomların boyutu
- Miyomların yerleşimi
- Kanser olasılığı
- Doğurganlık isteği
- Hastanın kişisel tedavi tercihidir.

Miyomların sayısı, yerleşimi ve davranış şekilleri uygulanacak tedavi yöntemini belirlemede en önemli kriterlerden birisidir. Eğer yakınmaları olan bir hastada tek bir miyom varsa miyomektomi ile bu miyom çıkartılabilir. Ancak bu, nadir rastlanan bir durumdur. Miyomlar genellikle çok sayıda ve irili ufaklıdır.
Çoklu miyomlarda miyomektomi yetersiz kalmakta ve myomektomiye bağlı kan kaybı ve diğer komplikasyonlar artmakta ve ameliyatın histerektomiye dönüşme riski de büyümektedir. Ayrıca, çok sayıda myom içinde hangilerinin hastadaki şikayetlere yol açtığını belirlemek de olanaksızlaşır. Bu durumda, myomektomide ısrar edilirse, operasyonun başarı şansı düşer ve şikayetler geçmezse ikinci bir ameliyat (genellikle histerektomi) uygulamak gerekebilir. Oysa bu tür hastalarda, embolizasyon tedavisiyle rahim alınmaksızın tüm myomlar etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Rahim içinde çok sayıda miyomu olan hastalarda ilk seçilecek tedavi yöntemi embolizasyon olmalıdır.
Miyomların rahim içindeki yerleşimi de uygulanacak tedavi yöntemini belirleme de önemlidir. Genel olarak, miyom embolizasyonu rahimin tüm katmanlarındaki myomlara etkilidir. Ancak, rahim boşluğuna (submukozal) ya da rahim dışına (subserozal) doğru büyüyen ve rahim dokusuna dar bir boyunla tutunan (saplı) miyomlar embolizasyondan sonra nadir problemler yaratabilirler. Bu tip miyomlar, embolizasyondan sonra nadiren rahimden kopabilir ve rahim boşluğunu tıkayabilir ya da karın boşluğuna düşerek kronik ağrıya neden olabilir. Tek ve saplı rahim içine ya da dışına uzanan miyomlarda miyomektomi öncelikli yöntem olmalıdır.
Bu kriterlerin ideal olarak kullanılabilmesi için rahim içindeki miyomların sayısının ve yerleşimlerinin doğru biçimde belirlenebilmesi gerekir. Günümüzde, rahimdeki miyomları en iyi gösteren yöntemler ultrasonografi (US) ve manyetik rezonans (MR) görüntülemedir. Ancak, bu konuda MR ultrasonografiye göre daha üstündür.
Miyomlarda Kanser Olasılığı
Rahim myomları olan bir hastada, ilave olarak rahim veya yumurtalıkta biyopsi ile kanser tanısı konmuşsa, bu hasta için ideal tedavi rahim ve yumurtalıkların alınmasıdır (histerektomi ve/veya ooferektomi). Eğer miyomlu bir hastada yumurtalık kanserine ailevi bir yatkınlık varsa, yumurtalıklar tedbir amaçlı olarak alınabilir, bu sırada histerektomi de uygulanabilir. Eğer miyomlu bir hastada, yaş, belirtiler ve tetkikleri sonucunda rahim ya da yumurtalık kanseri ihtimali çok kuvvetli görülürse de, yine rahim ve yumurtalıkların birlikte alınması uygulanabilir.
Miyom Embolizasyonu normal rahim dokusuna zarar verir mi?
Miyomu besleyen atardamar çapları ile normal rahim dokusunu besleyen çaplar eşit değildir. Miyom dokusu damardan zengindir bu nedenle miyomu besleyen ve miyom içindeki damar çapları daha geniş olabilmektedir. Normal rahim dokusunu besleyen ve rahim dokusu içindeki damar çapları 150-300 mikron arasında değişirken miyom dokusunu besleyen atardamar çapları 350-500 mikron düzeylerindedir. Bu çaplar dikkate alınarak miyom embolizasyonunda kullanılan en küçük partikül çapı 500 mikron olup başlangıçta 500-700 mikron partikül tercih edilmektedir. Bu boyuttaki partikül myom dokusu içerisinde birikirken normal rahim dokusuna ulaşamamaktadır.
Miyom Tedavisinde Hastanın Tercihi
Bir çok hastada, rahim miyomlarının tedavisinde embolizasyon, miyomektomi ya da histerektomi yöntemlerinin tümü ya da ikisi uygun olabilir. Bu durumda, hastaya uygulanabilecek tedavilerin her birinin üstünlük ve sınırlamaları anlatılmalı ve hastanın kendi vücuduna ait bir organla ilgili kendi vereceği karara saygı duyulmalıdır.
“Miyomda hangi miyom tedavisi” ile ilgili aşağıdaki linke tıklayınız.
Miyom tedavisine karar vermeden önce nelere dikkat edilmelidir?
