Akciğer Kanserinde Girişimsel Radyoloji

Akciğer kanseri tedavisinde girişimsel radyoloji önemli bir yere sahiptir. Akciğer kanserinin teşhisinden tedavisine kadar girişimsel radyoloiinin katkıları bu yazıda bilimsel veriler ışığında tartışılacaktır.

Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri, akciğerde bulunan dokuların kontrolsüz büyüdüğü bir hastalıktır. Dünya Sağlı Örgütünün raporuna göre akciğer kanseri en sık ölüme neden olan kanser türüdür. En sık neden tütün dumanına maruz kalmaktır. Bununla birlikte genetik, asbest ve hava kirliliği de neden olabilmektedir.

Girişimsel radyoloji akciğer kanserinin teşhisinde tedavisine kadar onkoloji ve göğüs cerrahisine ciddik katkılar sağlar. Onkoloji, göğüs cerrahisi, radyasyon onkoloji ile yakın işbirliği içinde çalışır.

Akciğer Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Dünya genelinde en sık görülen kanserlerden biridir. Girişimsel radyoloji akciğer kanserinin tanısından tedavisine önemli bir rol oynar. Girişimsel radyolojide uygulanan işlemler temel olarak iki grupta yer alır;

  1. Tanısal
  2. Tedavi amaçlı işlemlerdir.

Görüntüleme eşliğinde biyopsiler teşhis için gerekli bir işlemdir. Girişimsel tedaviler küratif denilen tamamen tümörün ortadan kaldırılması amaçlı olabileceği gibi palyatif denilen hastanın tümörünü tamamen tedavi edememekle beraber tümörün büyümesini ya da ilerlemesini yavaşlatarak hastanın yaşam süresini uzatmayı ve yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlar.

Akciğer Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Akciğerde kitle saptanması durumunda beklenmeden biyopsi yapılarak tanı konulmalıdır. Son dönemlerde biyopsi ile yapılan genetik ve immünhistokimyasal çalışmalar kanserde kişiye yönelik tedavilerin geliştirilmesine ve planlanmasına da katkı sağlamaktadır.

Girişimsel radyolojide akciğer biyopsileri genel olarak bilgisayarlı tomografi (BT) eşliğinde yapılırken girişimsel radyologun tercihine göre plevraya bitişik kitlelerde ultrasonografiden de yararlanılır. BT eşliğinde akciğer biyopsilerinde akciğeri saran zarlar arasına hava kaçağı (pnömotoraks) oranı %20-42 arasında değişmektedir. Bu durum çoğunlukla kendinden gerilerken pnömotoraks vakalarının sadece %1.6-15′ inde ilave müdahale edilmesi (drenaj kateteri) gerekmektedir.

Küçük nodüllere yaklaşımda alternatif yöntem video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) yöntemidir. Bu yöntem biyopsi yapılması zor olan çok küçük nodül ve buzlu cam paterni gelişen akciğerlerde uygulanabilir.

Akciğer Kanserinde Girişimsel Radyoloji
Girişimsel radyoloji akciğer kanserinin tanısından tedavisine kadar önemli rol oynar. BT eşliğinde akciğer biyopsisi güvenli şekilde uygulanır.

Akciğer biyopsisi bilgisayarlı tomografi eşliğinde yapılır. Önce planlama yapılır ( en sol), sonra koaksiyal yöntemle en az 3-4 kez trucut- doku biyopsisi yapılır (orta), sonra kontrol görüntü alınır (en sağ) ve işlem tamamlanır.

Akciğer Kanser Tedavisinde Girişimsel Radyoloji

Akciğer Ablasyonu

Bir çalışmada 3 yıllık yaşam süresi sublobar rezeksiyon için %87.1, radyofrekans ablasyon için %87.5 ve perkütan kriyoablasyon için %77 olarak tanımlanmıştır. Son dönemde Safi ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada stage 1 nonsmall cell akciğer kanserlerinde sublobar rezeksiyon, radyofrekans ablasyon ve radyoterapi karşılaştırılmıştır. Sublobar rezeksiyonun RF ve radyoterapiye göre daha yüksek primer tümör kontrol oranlarına sahip olmasına karşın yaşam süresi ve hastalıksız yaşam yönünden her 3 tedavi arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır.

Mikrodalga ablasyon (MW) RF ablasyona göre bazı avantajları vardır. Bunlar;

  1. Daha geniş nekroz alanı oluşturması
  2. Daha kısa işlem süresi
  3. Hedef organa daha yüksek ısı uygulanabilmesi
  4. Aynı anda multipl antenin kullanılabilmesi
  5. Kistik komponentlere etkili olması
  6. Vasküler yapılara yakınlıktan dolayı heat sink etkisi gelişmemesi ve buna bağlı olarak etkinliğinin azalmaması
  7. Daha az işlem sırasında ağrıya yol açmasıdır.

Kriyoablasyon

Dondurma yolu ile tümöral dokunun ablasyonudur. Bir çok avantajı bulunmakta iceball olarak adlandırılan ablasyon zonunun BT ve MR ile görülebilmesi ve patolojik ablasyon zonu ile korele olmasıdır. Primer akciğer kanserleri için perkütanöz kriyoablasyon kabul edilebilir komplikasyon oranları ile uygulanabilir.

Kemoembolizasyon

Akciğer kanserleri için ilaçların bölgesel olarak verilmesinde kullanılan temel teknikler izole akciğer perfüzyonu, arteryel kemoembolizasyon, bronşial arter infüzyonu, ve akciğer suffusionudur.

Transpulmoner Kemoembolizasyon, pulmoner arter yolu ile beslenen tümörlerde tümörün direkt besleyici atardamarı için kemoterapi ilaçlarının verilmesini tanımlar. Sistemik kemoterapiye üstün olup işlem pulmoner artere bir balon kateter yerleştirilmesi yolu ile yapılır.

Bronşial Arter İnfüzyonu, tümör besleyici atardamarı bronş atardamarı olduğu gösterildiğinde bu tedavi uygulanır. Besleyici atardamarın net ortaya konması ve etkili tümoral boyanmanın gösterilmesi etkili bir tedavi için gereklidir.

Akciğer Suffusion, suffusion bir organın geçirgenliği göstermek için kullanılır. Bu teknikler kemoterapötik ilaçların etkinliği artırılır.

Akciğer Kanserlerinin Yol Açtığı Yakınmaların Tedavisi

Kan Tükürme Tedavisi – Masif Hemoptizi Embolizasyonu

Akciğer kanserinin yol açtığı sık yakınmalardan biri kan tükürmedir. Kanser dokusunun büyümesi ve çevresindeki damarları harap etmesi ile birlikte damardan ortaya çıkan kan sızıntısı bronşa geçerek kan tükürmeye neden olur. Kan tükürme diğer adıyla hemoptizi vakalarının %30′ undan kanser sorumludur. Tekrarlayan hemoptizinin en sık kaynaklandığı yer bronşial atardamar diğer adıyla bronşial arterdir. Bronşial arterler %80-83 olguda torasik aortanın T5-6 seviyesinden gelişir. Hemoptizi embolizasyonu kanayan damarın partikül gibi materyaller kullanılarak kapatılmasıdır. Embolizasyonda 350 mikrondan büyük partikül kullanılması felç (spinal komplikasyon) riski azaltır.

Embolizasyonun riskleri bronşial veya aortik duvarın nekrozu, pulmoner infarkt, bronşial-özefageal fistüldür.

Tümörün Toplardamara Bası Oluşturması – Superior Vena Kava Sendromu Tedavisi

Vücudumuzun en büyük ve göğüs boşluğu içindeki toplardamarının adı vena kavadır. Santral toplardamar tıkanıklığı ya da superior vena kava sendromu, superior vena kavanın trombüs ya da çevresindeki yapıların oluşturduğu basıya bağlı tıkanıklığıdır. En sık neden kanser basısına bağlı superior vena kavanın tıkanıklığıdır.

Superior vena kava sendromunun ilk tedavisi damar yolu ile girilerek (endovasküler) stent yerleştirilmesidir. Stent yerleştirilmesinin ardından radyoterapi ve kemoterapi tedavisine ilave olarak uygulanır.

Akciğerde Sıvı Toplanması, Plevral Effüzyon

Akicğerder sıvı toplanması plevral effüzyon olarak da adlandırılır, kansere bağlı göğüs boşluğu içerisinde sıvı birikmesidir. Drenaj istenmeyen alanda sıvı birikiminin boşaltılmasıdır. Kanserin akciğeri saran zarlara yani plevraya ulaşmasına bağlı olarak gelişir. Nefes darlığına yol açan bu sıvı birikimi girişimsel radyoloji uygulaması olarak direkt ultrasonografi eşliğinde girilerek drene edilir. Tekrarlayan sıvılarda da kateter yerleştirilerek sıvı daha uzun süreli boşaltılır.

Ağrı Tedavisi

Ağrı tedavisinde interkostal sinir blokajı, paravertebral sinir blokajı, torasik sinirlerin radyofrekans ablasyonu tedavileri uygulanabilmektedir.

KAYNAK: Cardiovasc Intervent Radiol 2017;40:153-165

www.mutlucihangiroglu.com/girisimsel-radyoloji/ablasyon/akciger-ablasyonu/

Akciğer biyopsisi ne zaman ve nasıl yapılır?