Varislerin Köpük Tedavisi

Varis köpük tedavisi (köpük skleroterapisi), varislerin tedavisinde kullanılan ameliyatsız yöntemlerden biridir. İşlemde sklerozan ilaç hava ile karıştırılarak köpük haline getirilir ve tedavi edilecek varisli damar içerisine uygulanır. Köpük, damar duvarıyla temas ederek damarın kapanmasını sağlar.

Köpük skleroterapisi kılcal ve retiküler varislerden daha büyük variköz venlere kadar farklı damar tiplerinde kullanılabilir. Büyük varislerde işlem genellikle ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirilir. Hangi hastada ve hangi damarda köpük tedavisinin uygun olduğuna Doppler ultrasonografi bulguları ve venöz anatomi değerlendirilerek karar verilir.

Bu sayfada köpük tedavisinin nasıl uygulandığı, hangi varislerde kullanılabileceği, işlem sonrası bakım ve olası yan etkiler hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Köpük Tedavisi Nedir?

varislerin köpük tedavisi
Köpük tedavisi büyük, orta ve küçük boy varislerin tedavisinde uygulanır.

Köpük tedavisi veya köpük skleroterapisi, mikroskleroterapi sklerozan bir ilacın hava ile karıştırılarak köpük haline getirilmesi ve varisli damar içerisine enjekte edilmesiyle uygulanan bir tedavi yöntemidir. Köpük damar içerisindeki kanı yer değiştirerek ilacın damar duvarıyla daha geniş bir yüzeyde temas etmesini sağlar. Bunun sonucunda damar duvarında kontrollü bir reaksiyon oluşur, damar kapanır ve zaman içerisinde vücut tarafından küçültülerek ortadan kaldırılır..

Köpük skleroterapisi farklı büyüklükteki varislerin tedavisinde kullanılabilir. Kılcal ve retiküler varislerde doğrudan enjeksiyon yapılabilirken, daha büyük veya derinde bulunan variköz venlerde işlem ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirilebilir.

Bacakta belirgin varislerin altında büyük safen ven, küçük safen ven veya perforan venlerde kapak yetmezliği bulunabilir. Bu nedenle tedavi planlanmadan önce venöz Doppler ultrasonografi ile altta yatan reflünün değerlendirilmesi önemlidir. Ana yüzeyel venlerde belirgin reflü varsa öncelikle bu reflünün tedavisi planlanır; geride kalan variköz venler daha sonra köpük skleroterapisi ile tedavi edilebilir.

Varislerin Köpük Tedavisi
Varis köpük tedavisi öncesi ve sonrası bacakların görünümü

Orta Boy Varis, Tedavi Öncesi ve Sonrası

Varis Köpük Tedavisi
Varislerin radyofrekans ablasyon ve köpük tedavisi öncesi ve sonrası büyük boy varislerin görünümü

Büyük Boy Varis, Tedavi Öncesi ve Sonrası

Köpük Tedavisi Nasıl Yapılır?

Köpük skleroterapisinde sklerozan ilaç hava ile belirli oranlarda karıştırılarak köpük haline getirilir. Köpük formu, ilacın damar içerisindeki kanla daha az karışmasını ve damar duvarıyla daha geniş bir yüzeyde temas etmesini sağlar. Böylece daha düşük miktarda sklerozan ilaçla etkili bir tedavi sağlanabilir.

Köpük tedavisinde en sık kullanılan sklerozan ilaçlar polidokanol ve sodyum tetradesil sülfattır (STS). Kullanılacak ilacın konsantrasyonu ve köpük miktarı; tedavi edilecek damarın çapına, anatomisine ve uygulanacak tekniğe göre belirlenir.

Kılcal ve yüzeyel retiküler varislerde enjeksiyon doğrudan görülebilen damara yapılabilir. Daha büyük veya derinde bulunan variköz venlerde ise köpüğün doğru damara uygulanması ve damar içerisindeki dağılımının izlenmesi amacıyla işlem ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirilir.

Köpük damar içerisine verildiğinde kanı yer değiştirerek damar duvarıyla temas eder. Sklerozan ilacın oluşturduğu kontrollü endotel hasarı sonucunda damar kapanır ve zaman içerisinde fibrotik bir yapıya dönüşerek küçülür. Tedavi edilecek damarların yaygınlığına göre işlem tek seansta tamamlanabileceği gibi birden fazla seans da gerekebilir. 

Köpük Tedavisi İşleminin Uygulanması

Tedavi öncesinde varisler hasta ayakta iken değerlendirilir ve gerekli görülen damarlar işaretlenir. Daha büyük varislerde tedavi planı Doppler ultrasonografi bulgularına göre yapılır.

İşlem sırasında uygun sklerozan ilaç köpük haline getirilerek ince bir iğne veya kateter aracılığıyla varisli damar içerisine uygulanır. Yüzeyel ve görülebilen varislerde enjeksiyon doğrudan yapılabilirken, daha büyük veya derinde bulunan damarların tedavisinde ultrasonografi kullanılır. Böylece iğnenin damar içerisindeki konumu ve köpüğün damar içerisindeki dağılımı takip edilebilir.

Enjekte edilecek köpüğün miktarı ve konsantrasyonu tedavi edilen damarın çapına ve özelliklerine göre belirlenir. İşlem sırasında birden fazla varis aynı seansta tedavi edilebilir. Yaygın varislerde ise tedavinin birkaç seansa bölünmesi gerekebilir.

İşlem tamamlandıktan sonra gerekli hastalarda kompresyon çorabı uygulanır. Hasta kısa süre içerisinde ayağa kalkabilir ve yürüyebilir. Köpük skleroterapisi genellikle hastanede yatış gerektirmeyen, günübirlik uygulanan bir tedavidir.

Varis köpük tedavisi
Köpük skleroterapi öncesi ve sonrası

Köpük Tedavisi Sonrası Bakım Nasıl Yapılır?

Köpük tedavisinden sonra hasta kısa süre içerisinde ayağa kalkabilir ve günlük yaşamına dönebilir. İşlem sonrasında yürüyüş önerilir; uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınılması önemlidir.

Tedavi edilen damarların özelliklerine göre işlem sonrasında kompresyon çorabı kullanılabilir. Kompresyon çorabının kullanım süresi; tedavi edilen damarların çapına, yaygınlığına, uygulanan yönteme ve hastanın klinik özelliklerine göre değişebilir. Bu nedenle çorabın ne kadar süre kullanılacağı her hasta için ayrı olarak belirlenir.

Tedavi edilen damarlarda ilk günlerde hassasiyet, sertlik, hafif ağrı veya morarma görülebilir. Bazı hastalarda damar boyunca ele gelen sertlikler ve geçici renk değişiklikleri gelişebilir. Bunların büyük bölümü zaman içerisinde geriler.

Köpük tedavisi sonrasında hastanın klinik durumuna ve tedavi edilen damarların özelliklerine göre kontrol muayenesi veya Doppler ultrasonografi yapılabilir. Belirgin bacak şişliği, giderek artan ağrı, nefes darlığı veya olağan dışı yakınmalar gelişmesi durumunda hekime başvurulmalıdır.

Kılcal Varislerde Transdermal Lazer

Çok ince kılcal varislerde köpük veya sıvı skleroterapi her zaman yeterli olmayabilir. Özellikle iğne ile girilemeyecek kadar ince damarların tedavisinde cilt üzerinden uygulanan transdermal lazer yöntemlerinden yararlanılabilir.

Transdermal lazer tedavisinde lazer enerjisi cilt üzerinden kılcal damar üzerine uygulanır. Uygun dalga boyundaki lazer enerjisi damar içerisindeki hemoglobin tarafından emilir ve hedeflenen damarın kapanmasını sağlar. Bu amaçla en sık kullanılan sistemlerden biri Nd:YAG lazerdir.

Köpük veya mikroskleroterapi ile transdermal lazer birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Kılcal varislerin çapı, derinliği ve dağılımına göre aynı hastada farklı yöntemler birlikte veya farklı seanslarda kullanılabilir.

Büyük Boy Varislerde Flebektomi

Büyük ve cilt yüzeyinden belirgin olarak kabarık görünen varislerde köpük skleroterapisi uygulanabilir. Ancak damar çapı arttıkça tedavi sonrasında damarın sertleşmesi, ele gelen hassas kitleler oluşması ve iyileşme sürecinin uzaması görülebilir.

Bu nedenle bazı büyük varislerde köpük tedavisi yerine veya köpük tedavisine ek olarak flebektomi tercih edilebilir. Flebektomi, lokal anestezi altında ciltte açılan çok küçük kesilerden varisli damarların çıkarılması işlemidir.

Hangi yöntemin tercih edileceğine varislerin çapı, yerleşimi, yaygınlığı ve Doppler ultrasonografi bulguları değerlendirilerek karar verilir. Aynı hastada farklı varisler için köpük skleroterapisi ve flebektomi birlikte de kullanılabilir.

Köpük Tedavisinin Yan Etkileri ve Riskleri Nelerdir?

Köpük skleroterapisi genel olarak güvenli bir tedavi yöntemidir. Bununla birlikte her girişimsel işlemde olduğu gibi tedavi sonrasında bazı yan etkiler ve nadiren komplikasyonlar görülebilir.

Tedavi edilen damar boyunca hassasiyet, ağrı, morarma ve sertlik gelişebilir. Yüzeyel damarlarda inflamasyon ve tromboflebit görülebilir. Bu bulguların büyük bölümü zaman içerisinde geriler.

Tedavi edilen damar üzerinde kahverengi renk değişikliği (hiperpigmentasyon) veya çok ince yeni kılcal damarların ortaya çıkması (telanjiektatik matting) görülebilir. Pigmentasyon çoğu hastada zamanla azalmakla birlikte bazı hastalarda daha uzun süre devam edebilir.

Köpük skleroterapisi sırasında veya hemen sonrasında nadiren geçici görme bozukluğu, baş ağrısı veya migren benzeri nörolojik belirtiler ortaya çıkabilir. Çok daha nadir olarak derin ven trombozu, pulmoner emboli, alerjik reaksiyon, cilt hasarı veya nekrozu gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir.

Komplikasyon riskini azaltmak için tedavi öncesinde hastanın venöz sistemi ve risk faktörleri değerlendirilir. Büyük veya derinde bulunan varislerde köpük skleroterapisinin ultrasonografi eşliğinde uygulanması işlemin güvenli ve kontrollü şekilde gerçekleştirilmesine yardımcı olur.

Köpük Tedavisi Ücreti Nedir?

Köpük tedavisi ücreti; varislerin yaygınlığına, tedavi edilecek damarların özelliklerine, tek veya her iki bacağın tedavi edilmesine ve gerekli seans sayısına göre değişebilir.

Tedavi planı ve gerekli seans sayısı muayene ve Doppler ultrasonografi değerlendirmesi sonrasında belirlenir.

[Varisin Güncel Tedavisi Nedir?]

[Kılcal Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?]

♥ Ameliyatsız varis tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve Kadıköy ya da Pendik girişimsel radyoloji merkezlerimizden randevu talepleriniz için 0533 336 48 30’u arayınız.