Kist ve koleksiyon tedavisi, ameliyatsız teknikler olan girişimsel radyoloji yöntemleri kullanılarak, direkt ciltten girilerek, perkütan yolla yapılır. Kist ve koleksiyon, vücut boşlukları içinde gelişen sıvı birikintileridir.
Kist ve Koleksiyon Nedir?
Koleksiyon herhangi bir boşlukta sıvı birikmesidir. Göğüs boşluğunda sıvı birikmesi plevral effüzyon, karın boşluğu içinde sıvı birikmesi asit olarak adlandırılır iken serbest sıvı yerine sınırlı yerlerde biriken, kapsülü bulunan, lokalize sıvılar kist olarak adlandırılır. Sıvı iltihabi olmadığı zaman basit kist, lenfosel olarak tanımlanırken, enfekte olduğunda yani içerisinde iltihap bulunduğunda apse olarak tanımlanır.
Girişimsel radyoloji kist ve koleksiyonları tanısında ve tedavisinde önemli bir konuma sahip olup günümüzde kist ve koleksiyonların birincil tedavisi perkütan yaklaşımlardır.
Kist ve Koleksiyon Nasıl Teşhis Edilir?
Kist ya da koleksiyonun en kolay teşhis yöntemi ultrasonografidir. Derin dokular, batın ya da toraks içi yerleşimdeki kist ya da koleksiyonların teşhisinde bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntülenmeden de yararlanılır.
Kist ve Koleksiyonların Tedavisi
Plevral Effüzyon, Torasentez
Akciğer saran zar olan visseral plevra ile göğüs boşluğunu saran parietal plevra arasında sıvı birikmesi plevra effüzyon olarak tanımlanır. Diğer adı plörezidir. Bir çok nedene bağlı olarak gelişir. Plevral effüzyon nedenleri,
- Malign pleural effüzyon;
- Kansere bağlı nedenlerdir. Bunlar akciğer, meme, plevra, yumurtalık kanserlerini kapsar.
- Malin olmayana plevral effüzyon;
- Böbrek, kalp ve karaciğer yetmezliği
- Plevranın inflamatuvar ve enfeksiyon nedenleri
- Pulmoner emboli
- Kalp kökenli, by pass sonrası, perikardit, kalp yaralanmaları
Torasentez, plevral effüzyonun direkt ciltten perkütan yolla girilerek tedavi edilmesidir. Girişim genellikle ultrasonografi eşliğinde yapılmakla birlikte nadiren bilgisayarlı tomografi (BT) eşliğinde de yapılabilir.
Kolleksiyon boyutlarına göre mandrenli iğneler (seldinger, Chiba vb) ile girilerek tamamen boşaltılır. Boyutları büyük kolleksiyonlarda içerisine kateter yerleştirilerek serbest drenaja bırakılır. Kateter yerleştirildikten sonra su altı drenajı uygulanır ya da pleuorcan ya da plöroken denen kateterlerde valf sistemi bulunur ve bunların drenajı direkt torbaya olabilir. Yine drenaj kateteri olarak malign plevral effüzyonda tünelli kateter de kullanılabilir.

Plörodezis
Plörodezis, akciğer ve göğüs boşluğunu saran zarların bir daha plevral effüzyon gelişmemesi amacıyla yapıştırılmasıdır.
Malign ya da sık tekrarlayan göğüs boşluğunda sıvı birikmesi diğer adıyla plörezi önemli bir klinik durumdur. Kansere eşlik eden ve sık tekrarlayan göğüs boşluğu içindeki sıvı malign plevral effüzyon olarak tanımlanır. En önemli özelliği sürekli tekrarlamasıdır.
Malign pleural effüzyonun tedavisinde plörodezisten yararlanılır. Bu tedavi yöntemiden çeşitli kimyasal ajanlar kullanılarak akciğeri saran visseral plevra ile göğüs boşluğunun en dışını saran parietal plevranın yapıştırılmasıdır.
Göğüs boşluğu içine su altı drenaj ya da plöroken (pleurocan) yerleştirildikten sonra sıvı tamamen alındıktan sonra inflamasyonu başlatacak bir kimyasal ajan kullanılır. Bunlar talc, bleomisin, doksisiklin, batikon kullanılabilir. En sık kullanılan ve en başarılı ürün talc tozudur. Steril olarak hazırlanan ve toz halindeki talc serum ile karıştırılıp kateter yolu ile göğüs boşluğuna verilir, 1-2 saat kateter kapalı tutulur. Daha sonra tüm sıvı alınarak kateter çekilir. Plöredezis başarı oranı %85′ dir.
Parasentez, Asit Drenajı
Parasentez, karın içinde biriken sıvıların yani asitin kateter ya da iğne ile boşaltılması yani drene edilmesidir. Batın içindeki sıvıların drenajında kateter yerleştirilmesi Seldinger tekniği (önce iğne, içerisinde kılavuz tel, tel üzerinden kateter kaydırılarak kist ya da kolleksiyon içerisine yerleştirilir ) ya da Trocar tekniği (kateter içerisindeki iğne ile direkt ciltten girilerek kist içerisine ulaşıldıktan sonra iğne sabit tutulup kateter iğne üzerinden kist içine doğru kaydırılır) ile kolaylıkla uygulanır.
Gelen sıvı berrak olmadığı durumda mikrobiyolojik analiz için örnek gönderilmesi gerekebilir. Antibiyotik alan hastalarda mikrobiyolojik analiz sonuç vermeyebilir.
Drenaj kateteri (Pigtail kateter, sağda görüntü) uç yuvarlak kesiminde aralıklı delikler mevcut olup bu kesim kolleksiyon içine yerleştirilirken diğer uçu ciltten dışarıya çıkarılarak sıvının drenaj torbasında birikmesi sağlanır. Kateter cilte dikilerek giriş yeri steril koşullarda kapatılır. Günlük gelen miktar aynı zamanlarda (örneğin her sabah 08:00 de gibi) boşaltılarak miktar kaydedilir. 3 günde bir hastanın pansumanı yapılıp günlük gelen miktar gözden geçilir. Günlük gelen miktar 20 cc’ nin altına düştüğü zaman kateter çıkarılır.
Rezistan asit varlığında tünelli kateter yerleştirilerek de drenaj uzun dönemde güvenle yapılır.
Böbrek Kist Drenajları
Böbrek, renal kistler böbreklerin en sık hastalığıdır. Değişik boyutlarda olabilir. Basit kistlerde duvarda kalınlaşma, kireçlenme ve MR ya da BT incelemelerinde kontrast tutulumu izlenmez. Komplike kistler ise duvarında kalınlaşma, kireçlenme ya da incemelerde duvarında kontrast tutulumu olabilir. Komplike kistlerin takip edilmesi gerekir. Bazen malign kanserlerin erken dönemde komplike kist şeklinde görülebileceği akılda tutulmalıdır.
Basit kistler ileri derecede boyutlara ulaştığı zaman bası yakınmalarına yol açabilir. Sürekli yan ağrısı, idrar yollarına bası ve buna bağlı hidronefroz ile birlikte böbrek atardamarına basıya bağlı tansiyon yükselmesine yol açabilir. Bu tür semptomlara sahip olan hastalarda renal kistlerin drenajının yapılması gerekir.

Manyetik rezonans (MR) incelemsinde koronal düzlemde sol böbrek kesimlerini tamamen dolduran yüksek sinyal intensitesinde (kırmız oklar) renal – böbrek kisti görünümü

MR incemelerinde (T2 ağırlıklı, solda), (T1 ağırlıklı ortada), (kontrastlı MR incelemesi (sağda) sol böbrek alanında (kırmızı ok) basit kist görünümü izlenmektedir. Kontrastlı inclemede kist ön kesiminde böbrek dokusu izlenmektedir.
